ankara escort malatya escort konya escort escort etlik escort kayseri escort eryaman türbanlı escort, eryaman grup yapan escort, eryaman sarışın escort, eryaman ucuz escort, eryaman eve gelen escort, eryaman anal escort, eryaman sınırsız escort, eryaman olgun escort,
kayseri escort

Okul Öncesi Dönemi (3-6 Yaş)

Oyun dönemi de denilen bu dönem üç-altı yaş arasını kapsamaktadır. Bu dönemde çocuk, konuşkan, sokulgan, sevimlidir. Durmadan sorar. Bazı uzmanlar bu döneme "bu ne dö­nemi" veya "soru sorma dönemi" de derler.

Okul Öncesi Dönemi (3-6 Yaş)
Okul Öncesi Dönemi (3-6 Yaş) Admin
Bu içerik 944 kez okundu.

Çocuğun, "bu ne için, nasıl" gibi sorularının ardı arkası kesilmez. Çocukta sonu gelmez bir öğrenme açlığı vardır. Her şeyi bilmek, tanımak hem anne babayı, hem çevresini bunaltıncaya kadar sorar. Söz dağarcığı genişlemiş, anlatım gücü rahatlamıştır.

Özerklik döneminin inatçılığı, olumsuzluğu gitmiş, onun yerini olumluluk, söz dinlerlik almıştır. Karıştırıcılığı daha bir sü­re devam edecektir. Kırıcılığı ve zarar vericiliği kalmamıştır. Ar­tık beceriksiz, sakar tavırları yoktur. Uğraşları amaca yöneliktir. Girişken ve yardıma hazırdır. Kendi işini kendi görmeye bayılır. Bu dönemde anneler, çocuklarının kendi işlerini yapmalarına izin verebilirlerse, çocuklar çok mutlu olur. örneğin, anne giye­ceklerini hazırlarsa, çocuk giyinebilir, düğmesini ilikleyebilir. Anneler çocuklarına küçük işler yaptırmalı ve de onlardan ken­dilerine yardım etmelerini istemelidirler. Kaldırabileceği küçük paketleri taşımasını, çatal-kaşıkları sofraya götürmesini is­temek gibi.

Bu dönemde tutuculuk da azalmıştır. Artık anne çocuğu her an kontrol etmek ve denetlemek zorunda değildir.

Bu dönemde çocuğun oyuna doymadığı görülür. Artık tek başına oynayamaz, oyunda arkadaş arar. Arkadaş anneden babadan daha fazla önem kazanmıştır. Yaşıtlarıyla oyun oyna­maya, paylaşmaya, ilişki kurmaya yatkındır. Artık elini kolunu daha becerikli kullanmaktadır. Yürümede ve konuşmada beceri kazanmıştır. Masallara, öykülere, çizgi filmlere ilgi başlar. Çizgi filmlerdeki kahramanlar konusunda ona bir şeyler anlatılabilirse, seyretmeye ve zevk almaya başlayacaktır. Korkutucu hikaye­lerden etkilenir. Öcüler, cinler, umacılar, hortlaklar, onun için gerçek varlıklardır. Bu dönemde hayal gücü çok canlıdır. Bu, döneme has ve normal bir gelişmedir. Bazen anneler bundan tedirgin olurlar. Çocuklar bu dönemde duyduklarını abartarak gördüklerini çarpıtarak anlatırlar. Olmamış şeyleri olmuş gibi anlatmaya bayılırlar. Anne bu olayı yalanla karıştırmamalı, bunun çocuğun gelişimi için gerekli olan doğal birtepki olduğunu bilmelidir.

Çocuklar yeni öğrendikleri sözleri durmadan tekrarlarlar. Kendiliğinden sözler uydururlar. Kafiyelere, ayıp sözlere,bilmecelere ilgileri vardır. Çok canlı olan hayal gücünün et­kisiyle kolay korkar, çabuk etkilenirler. Zaman zaman gerçekle gerçek dışını karıştırırlar.

Bu dönemde çocuk ufak tefek sıyrıkları önemser, ya ağlar ya da paniğe kapılarak, annesinden yardım ister. 

Bu yaşta benlik duygusu iyice gelişir. Kız erkek rolleri ve farklılıkları farkedilir. Bu çağda kız ve erkekler şeklinde kümeleşip, oynamaktadırlar. İlgileri cinsiyetlerine göre ayrılmaya başlamıştır.                                                        

Beş-altıncı yaşa kadar süren bu dönemde, çocuklar aile içi duygusal daigalanmalara ve sevgiye çok duyarlıdır. Bu dalga­lanmalardan ve sevgi kaybından fazlaca etkilenirler. 

Oyun çağının belirgin bir başka özelliği anneye babaya benzeme çabası ve öykünmedir. Bu dönemde, kız çocuklar annelerine, erkek çocuklar babalarına hayrandır. Annelerine hayran olan kız çocuklar, mutfakta iş yapmaktan, yemek yapar­ken veya sofrayı kurarken ona yardım etmekten hoşlanırlar. Anne kek yaparken veya hamur açarken onu da ortak etmeli, zaman zaman bulaşıklara yardım etmesine izin vermelidir. Bu yaşta kız çocuklar annelerinin makyaj malzemelerini karıştırır, elbiselerini, ayakkabılarını giymekten hoşlanırlar. Özellikle baba­larına bu şekilde görünmeye dikkat ederler. Bu davranışta hem anneye benzeme hem de kendini babaya beğendirme isteği vardır. Bir başka deyişle annesine bağlılığı ve sevgisi ile babasının beğenisini kazanmak isteği bir arada gider.

Analitik psikolojinin babası olan Freud'un belirttiği gibi, bu önemde kız çocukta babaya, erkek çocukta anneye yönelme olmaktadır. Bu yaşta kızlar babalarıyla, erkekler anneleriyle daha iyi anlaşmaktadırlar. Bu rekabette kız çocuk anneyle babanın arasına oturarak, onları yan yana oturtmamaya çalışır. Örneğin, arabada önde, babanın yanında olmak ister. Baba onun yanında olsun, onu kucağına alsın, onunla konuşsun ister.

Dört- beş yaşlarında çoğu kız çocuğu annesine "Anne ben büyüyünce babamla evleneceğim" der. Benzer davranış erkek çocukta da görülür. Erkek çocuk da babasına hayrandır. Onun gözünde babadan daha becerikli, daha akıllı ve daha güçlü kimse yoktur. Yaşıtlarına "Benim babam senin babanı döver" der. Yürüyüşüyle, hareketleriyle, konuşmasıyla babayı taklit eder. Babanın giysilerini, ayakkabılarını giyer, sigarasını içiyormuş gibi ağzına götürür. Hatta olayı traş olma isteğine kadar vardırır.

Erkek çocuk erkek kimliğini babaya, kız çocuk da kız kimliğini anneye benzeyerek kazanır. Psikolojide bu olaya özdeşim adı verilir.Çocuk anne babanın tutumlarını, duygularını, davranış, düşünce ve huylarını kendi benliğine maleder. Kendi kişiliğinin bir parçası haline getirir. Bunu yaparken bir üst benlik geliştirir. Bunu cezadan korktuğu için değil, özellikle anne babasının sevgisini sürdürebilmek için yapar.

Erkek ve kız çocuklar bir yandan anne babayı örnek alıp, onların niteliklerini benimserken, öte yandan da anneyi baba­dan, babayı anneden kıskanırlar. Kız çocuğun kendini babaya beğendirmek isteyişi gibi erkek çocuk da annesine, onu koruyacağını söyleyerek beğenisini almak istemektedir. Erkek çocuklar bu durumu annelerine "Babam seyahate çıkarsa, korkma ben varım" diyerek ya da "Büyüyünce sana ben baka­cağım" ifadeleriyle anlatırlar. Bu yaştaki çocukların bu çok do­ğal tutumu kimi anne babayı öfkelendirir ve korkutur. Çocuklarını azarlayarak susturmalarına neden olur. Ünlü psikoanalist Freud'un Oidipus Kompleksi diye söz ettiği bu evrensel tepki, gelişen kız ve erkek kimliğinin doğal bir sonucudur. Babayı kendine rakip görür ve kıskanır. "Büyüyünce seninle evle­neceğim" diyen çocuğa annesinin "Ama ben evliyim" demesi yeterlidir. Tepki göstermek, azarlamak, çocuğun bocalamasına, suçlanmasına neden olur. Bu yaştaki çocuğu hala anne babanınodasında yatırmak sakıncalıdır. Bu durum geçici olan suçluluk duygularını alevlendirebilir. Erkek çocuk anneye karşı hissettiği duygulardan dolayı baba tarafından cezalandırılacağından kor­kar. Örneğin sünnet edilmeyi böyle bir ceza olarak yorumlaya­bilir. Bundan dolayı bu yaşta çocukları sünnetle korkutmak sakıncalıdır. Bu korku ve suçluluk kız çocuklarında da görülür. Bu kıskançlık ve rekabet gelişim çizgisi içinde normal ve geçici bir duygudur.

 

OYUN

 

İYİ BİR ÇOCUK YUVASI (ANAOKULU) NASIL OLMALIDIR?

 

YUVAYA BAŞLAMA YAŞI NE OLMALIDIR?

 

Çocuklarda gelişim dönemleri ana sayfası

Okul Öncesi Dönemi 3-6 Yaş Oyun dönemi
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Tamamen Organik ve Sağlıklı Oyuncak: Amigurumi şimdi ÇOOOK Moda
Tamamen Organik ve Sağlıklı Oyuncak: Amigurumi şimdi ÇOOOK Moda
Eşler arası ideal yaş farkı ne olmalıdır
Eşler arası ideal yaş farkı ne olmalıdır