ankara escort malatya escort konya escort escort etlik escort kayseri escort eryaman türbanlı escort, eryaman grup yapan escort, eryaman sarışın escort, eryaman ucuz escort, eryaman eve gelen escort, eryaman anal escort, eryaman sınırsız escort, eryaman olgun escort,
kayseri escort

Altın Kalpli Uzun Adam: AHMET ÇEVİK

Ahmet Çevik kimdir,Ahmet Çevik son hali,Olacak O Kadar sonrası nerelerdeydi neler yaptı,Levent Kırca, Sümer Tilmaç ve Sinan Bengier hakkında düşündükleri,6 Üstü Komedi oyunu son hazırlıklar ve Tuğba ÖZAY...Sizin için Orhan Kurtoğlu sordu Ahmet Çevik yine tüm samimiyetiyle yanıtladı.

Altın Kalpli Uzun Adam: AHMET ÇEVİK
Altın Kalpli Uzun Adam: AHMET ÇEVİK Admin
Bu içerik 4442 kez okundu.
Haberin galerisi için tıklayın!

Son dönemde oyunları kapalı gişe oynayan, sahnede yetişen tiyatro sanatçısı Ahmet Çevik ile birlikteyiz.

O.K. :       Bu söyleşi için bize vakit ayırdığınız, çok teşekkür ederiz. Sizinle en son yine bir turnede, Kilis'te karşılaşmıştık. Neler yaptınız aradan geçen sürede?

A.Ç:    Öncelikle böyle bir imkânı bana verdiğiniz için size ve ekibinize teşekkür ederim. Sitenizi takip eden, okuyan herkese saygı ve sevgilerimi sunuyorum. Evet, hayatımın benim için önemli bir bölümünü Kilis'te geçirdim, askerliğimi Kilis'te yaptım. 

Yine bir turne için Kilis'e gittiğimde eski dostlarımı yeniden gördüm, onlarla güzel vakit geçirdim. Ekibimle beraber sizinle tanıştık ve çok iyi ağırlandık. Anıları tekrar yaşamak çok güzeldi benim için... Turnelerimiz devam ediyor, yeni oyunlarımız var, arkadaşlarımla beraber yeni arayışlar içerisinde en iyisini yapmaya çalışıyoruz...

O.K. :     Bu süre içinde üzerinizde çok emeği olan büyük usta Levent Kırca ve Sümer Tilmaç'ı kaybettik. Bu vesile ile onları da anmak istiyorum. Neler kattılar size?

A.Ç.:   Evet benim için çok önemli olan iki hocayı, iki aktörü, iki sanatçıyı, çok değerli iki insanı kaybettim. Bunlardan birisi Sümer Tilmaç, benim telefonumda babam diye kaydettiğim birisiydi. Son beş senedir her anımız beraber geçmekteydi. Tiyatromuzda kendi adına sergilediği ''Sümerce'' adlı bir oyun da sergiliyordu. Onun bende çok emeği var, kendi tiyatromu Ahmet Çevik Tiyatrosu'nu kurmak istediğimde böyle bir karar verdiğimde bana ilk destek olan insanlardan biridir Sümer Tilmaç... Bu anlamda benim için gerçekten çok değerli, mekânı cennet olsun nur içinde yatsın... Levent Kırca için söylenecek çok şey var aslında... 18 yaşımda hayatıma giren, beni yetiştiren insandır Levent Kırca. Bugünlerde eğer ki kendi tiyatrom ile insanları güldürmeye çalışıyorsam kesinlikle her şeyi ona borçluyum. Ustam, abim, babam... Bana çok şey kattı, hayatım onunla geçti. 18 yaşındayken yanına aldı beni, 23 senem Levent Kırca, Oya Başar ve onun ekibi ile geçti. İyi ki de onlarla tanışmışım, onlarla birlikte olmuşum çok mutluyum... Olacak O Kadar dönemin çok önemli bir programıydı ve hala sokaklarda dolaştığım zaman, insanlardan güzel tepkiler görmek beni gerçekten çok mutlu ediyor. Güzel bir dönemdi, herkesin zihninde yer etmiş bir programdı, umarım belki ben de Olacak O Kadar tarzında bir program yapmayı başarırım.

Levent Abiyle ilgili ömrümün sonuna kadar unutamayacağım bir şey var ki mutlaka söylemem lazım: Biz Levent Kırca ile bir dönem üçüncü şahısların aramıza girmesi nedeniyle küs yaşadık ve bu dönem benim kendi tiyatromu kurmaya çalıştığım döneme denk geldi. Küs olmamıza rağmen Levent Kırca beni aradı ve her zaman arkamda olduğunu, beni desteklediğini söyledi. Aldığım en güzel hediyelerden biriydi inanın...

O.K.:      Son yıllarda tiyatro ve oyunculuk anlamında büyük projelerde görünüp ertesi sezon unutulan birçok kişiye rastlıyoruz. Bazen isimleri bile hatırlanmıyor. Siz ise bulunduğunuz yere çok büyük emekler harcayarak geldiniz. Artık herkes sizi ''Olacak O Kadar''ın uzun boylu oyuncusu yerine isminizle usta oyuncu Ahmet Çevik olarak tanıyor...

A.Ç.:   Evet genç arkadaşlarımız var henüz işin başındalar tabii ki. Merdivenleri sağlam ve emin adımlarla çıkmaları gerek. Yani bir diziyle çıkıp popüler olduktan sonra bu işe yıllarını vermiş usta oyuncularla kıyaslamaya başlıyorlar kendilerini... Ben onlar için gerçekten çok üzülüyorum. Yani şöyle söyleyeyim, ben Oya Aydoğan'ı da çok severdim, sizin de vesilenizle O'nun da mekânı cennet olsun diyorum. Çok severdik birbirimizi... Bu üç insanı toprağa verdikten sonra şuna inanıyorum, şan şöhret para pul her şey geçici. Önemli olan insanları kırmamak ve mümkün olduğunca mütevazı olmak. Yani ben bir yere gittiğim zaman insanların benim yanıma neden kolayca yaklaşamadıklarını sorduğumda şok tepkiler alıyorum; bazı ünlü insanlar öyle kötü davranışlarda bulunmuşlar ki, bizim yanımıza geldiklerinde şaşırıyorlar tepkilerimize. Bu anlamda bu genç arkadaşların doğru yolu bulacaklarını inanıyorum, biraz zaman gerekiyor. Toprağa bir şey ektiğinizde bile bir anda meyve vermiyor. Biraz büyümeleri ve disiplinli çalışmaları lazım. Tabii ki bütün gençleri de aynı kefeye koymuyorum ama hepsini beğeniyorum, yolları açık olsun. Çok çok yetenekli kızlar ve erkekler var, çok takdir ediyorum oyunculuklarını.

O.K.       Yeni sezon da yaklaşıyor... Bildiğimiz kadarıyla yeni oyunlarınızla sahnede olacaksınız. Bu yıl kadronuzda yeni isimler var mı? Oyuncu kadronuzu oluştururken nelere dikkat ediyorsunuz?

A.Ç.:   Bu sene ''6 Üstü Komedi'' adlı oyunumuzla devam edeceğiz. Avrupa'da ve Türkiye'de şu anda çok büyük bir ilgi var, bizimle birlikte olmak istiyorlar. 26 Ekim'de başlıyoruz. Umarım çok güzel bir sezon olur, bütün tiyatrocu arkadaşlarıma da aynı temennilerde bulunuyorum, gişeleri bol olsun. Sinan Bengier ismini de belirtmeden geçemeyeceğim, Olacak O Kadar ekibi içerisinde tiyatroya başladığım dönemlerde bana destek olan ve hala beraber çalıştığım isimlerden birisidir, çok önemli bir duayendir. Sinan Bengier, Tuğba Özay ve Yelda Alp. O da genç bir arkadaşımız, yine Levent Kırca Tiyatrosunda beraber oynamıştık, şu anda da Kördüğüm dizisinde oynuyor. İki genç arkadaşımız daha var, sahne enerjilerine çok güveniyorum; Didem Sökmen ve Hakan Kutlay Kutlu. Müjdat Gezen Sanat Merkezi'nden mezunlar, ikisi de çok yetenekli ve çok gayretliler. Biz onlardan çok şey öğreniyoruz onlar da bizim yanımızda yetişiyorlar. Oyunculuklarına bir şeyler katabilirsek ne mutlu bize...

            İsminden bahsetmeden geçemeyeceğim, benim için çok önemli bir oyuncu Burak Akbulut var. Burak Akbulut da Müjdat Gezen Sanat Merkezi'nden mezun, oyuncu arkadaşım. Şu anda benim oyunumda oynamasa da müziklerimin, ışıklarımın ve barkovizyon görüntülerimin sahne gerisinde teknik alt yapısını hazırlıyor. O hep benim yanımda ve ben de onun yanında olmaya çalışıyorum.

            Oyuncu kadrom güzel insanlardan oluşturduğumuz bir ekip, huzurlu bir ekip. En önemlisi de kulis ahlakı, bu benim için çok önemli. Tuğba Özay'dan tutun da, Sinan Ağabey için haddim değil böyle bir şey söylemek ama Burak'ına kadar hepsinin kulis ahlakı çok düzgün. Huzurluyuz, kulis arkasında da, sahnede de çok eğleniyoruz, seyircileri de eğlendirmeye çalışıyoruz...

O.K.:      Çok doğru aslında, anlattıklarınıza göre ekibinizde harika bir sinerji oluşmuş ve bu da sahneye ve seyirciye yansıyor.

A.Ç.:   Evet gerçekten de öyle. Sahneye çıktığım arkadaşlarım benim için çok önemli, az evvel de söylediğim gibi arkada huzurumuz olmazsa, bu sahneye mutlaka ve mutlaka bir şekilde yansıyor. Eğer huzurlu bir şekilde sahneye çıkarsak ben de seyircilerle birlikte gülebiliyorum. Bazen öyle bir tuluat yapılıyor ki sahnede; Sinan Ağabey yapıyor, Tuğba, ben yapıyorum,  ben de seyirci ile beraber gülüyorum ve seyircinin bizim güldüğümüzü görmeleri onları mutlu ediyor. Biliyorlar ki biz orada bir insanız, işimizi yapıyoruz ama komik bir şey olduğu zaman biz de gülebiliyoruz. Hatta geçen sezon ben de bir oyunda epey bir güldüm. Oyun sonrasında sevgili Gül Onat (benim için çok önemli bir isimdir, o da işinin ehli bir oyuncudur) bana telefon açtı ve ''Ahmet sahnede yaptığın espriler inanılmaz estetik ve çok sempatik duruyor, bence sakın kendini kasma'' dedi. ''Abla ben kendimi biliyorum, bunu severek yapıyorum ve güldüğüm zaman seyircinin güldüğünü gördüğüm için de hiç kasmıyorum, seyirci ile beraber ben de gülüyorum'' dedim.  Bu anlamda sahne üzerindeki huzurumuz bizim için çok önemli. Hani derler ya; eğer bir kese kağıdı içerisinde çürük bir şey varsa onu çıkartıp atmak lazım, aksi takdirde diğerlerini de çürütür. Ben kendi ekibimde huzuru bozacak kimseyi istemiyorum.

O.K.:      Tiyatronuzu kurduğunuz günden buyana Sinan Bengier ve Ender Gülçiçek hep yanınızdalar. Ekip olma adına katkıları yadsınamaz herhalde?

A.Ç.:   Sinan Bengier ve Ender Gülçiçek benim yanımdaydı, Ender şu anda Amerika Birleşik Devletleri'nde eğitim almaya başladı. Bir müddet orada yaşayacak, onun orada olması ve sanatsal anlamda bir eğitim alması beni çok mutlu ediyor. Ben Ender'i çok özlüyorum ama onun orada mutlu olduğunu bilmekten dolayı ben de çok mutluyum. Sinan Ağabey'e söylenecek o kadar çok şey var ki, benim için çok önemli ve değerli bir adam. Benim yanımda olduğu ve bana inandığı için, benimle beraber bu yolda yürüdüğü için ona sonsuz sevgi ve saygılarımı sunuyorum, onu çok çok seviyorum...

O.K.:      Son yıllarda en çok turne yapan tiyatro guruplarından birisisiniz. Yaz döneminde, Ramazan Ayında bile Anadolu'yu geziyorsunuz. Turnelerde nelerle karşılaşıyorsunuz, nasıl karşılıyorlar sizi?

A.Ç.:   Ben turne yapmayı çok seven bir insanım, turne yapmak çok hoşuma gidiyor. Değişik yerlere gitmek, değişik insanlarla tanışmak ve oraların kendine has kültürel lezzetleriyle tanışmaktan keyif alıyorum. Az evvel de dediğim gibi, Olacak O Kadar gibi önemli bir programdan sonra insanların zihinlerinde önemli bir yerimiz ve ünümüz var. Yıllar geçmiş bile olsa, hiçbir şey yapmamış dahi olsam bu programdan ötürü beni tanıyabiliyorlar. Allah'a şükürler olsun hiç kötü bir durumla karşılaşmadım, insanlar bizi çok seviyor. Bir yere gittiğim zaman bize ''siz bizi yıllarca güldürdünüz, lütfen size bir şeyler ısmarlayalım'' diyorlar. Yani bu sevgiyi parayla satın alamazsınız. Bir de oyundan sonra sizi ayakta alkışlıyorsa tadından yenmez... O yastığa kafanı koyduğunda diyorsun ki, iyi iş yapıyorum, insanları güldürüyorum, doğru yoldayım ve sonrasında huzurlu bir şekilde uyuyorum.

O.K.:      Sosyal projelerde de katkılarınızı duyuyoruz hep. Çeşitli yardım kuruluşlarına gişe gelirleriyle de katkıda bulunuyorsunuz.

A.Ç.:   Sosyal projelerde yer almaya çok gayret ediyorum. Ama bu faaliyetlerin içinde kişisel olarak ön plana çıkmayı sevmiyorum. Bazen vakıf ve dernekler için oyunlar oynuyoruz, bu yardımları göz önüne çıkarmanın bir anlamı olmadığını düşünüyorum. Onlar bizim özelimizdir. Basın yoluyla bunların duyurulması taraftarı değilim ama bazen basın yazdığı zaman da bunun önüne maalesef geçilemiyor.

O.K.:      Bir oyuncu için en büyük ödül; oyuna ve emeğe gösterilen ilgi, salonda gönülden yükselen alkış sesidir herhalde. Bunun dışında izleyiciler sizi yılın en iyi tiyatro oyuncusu ödülüne layık gördü. Neler hissettiniz?

A.Ç.:   Evet ben birkaç sene önce Mersin Altın Palmiye ödüllerinde en iyi tiyatrocu seçildim. İzleyicinin sizi takdir etmesi çok önemli. Marifet iltifata tabi derler ya, bazen bu şekilde iltifat ettiklerinde insan daha çok marifetlerini göstermeye çalışıyor, daha büyük bir istekle oynuyor. Mesela geçen sene İzmir'de bir turne esnasında, Engelliler Derneği Başkanı oyunumuzu seyretmiş. 6 Üstü Komedi oyunumuzda engelliler için farkındalık yaratmaya çalıştığımız küçük bir bölüm var.  Bu bölümde izledikleri şeyler çok hoşuna gitmiş. Bizim engellilere vermiş olduğumuz destekten dolayı oyunumuzu da ödüle layık gördüler.

            Tabi bir de bunların dışında iki sene önce, çok önemli bir kavuk olan Behzat Budak Haki Kavuğu bana verildi. Bu kavuk aile ve müze kurultayı tarafından Levent Kırca'ya verilmiş ve beş sene Levent Kırca'da kalmıştır. Kendi tiyatromu kurduktan sonra Levent Kırca tarafından öğrencisi olarak bana verildi, ben de bu değerli kavuğu zamanı geldiğinde beş sene içerisinde genç bir arkadaşıma vereceğim. Umarım bu kavuk da hak edenlerin elinde nesiller boyu taşınır.

O.K.:      Biraz da tiyatronun dışına çıkmak istiyorum. Boş zamanlarında nasıl değerlendiriyorsunuz?

A.Ç.:   Ben seyahat etmeyi çok seviyorum. Sinemaya gidiyorum, diğer tiyatro guruplarını takip etmeye çalışıyorum. Artık hayatımda kaliteli yaşam ve spor var. Ben beş sene önce sigarayı bırakmış ve sigara illetinden kurtulmuş birisi olarak, bıraktığım andan itibaren spor yapıyorum ve bir mesaj vermek istiyorum. Eğer ki sigara içen insanlar bu söyleşiyi okuyorlarsa, lütfen sigarayı bıraksınlar. Çünkü yirmi beş sene kadar uzun bir süre çok yoğun olarak sigara içtim. Sağlığınıza, cebinize, etrafınızdaki insanlara üstünüzdeki tişörte kadar her şeye zarar veriyorsunuz. Lütfen bu sigarayı bırakın...

O.K.:      Dostlarla ve akrabalarınızla vakit geçirmeyi de çok seviyorsunuz. Hira ve Eymen desem?

A.Ç.:   Evet benim Hira ve Eymen'in dışında Mert ve Bera adında iki yeğenim daha var. Tabii bunların dışında daha büyük yeğenlerim de var ama küçük olanlar daha kıymetli oluyor. Hira ve Eymen ile vakit geçiriyorum. Onlarla beraber oynamak, vakit geçirmek benim çok hoşuma gidiyor, beni hayata bağlıyorlar. Benim çocuğum olmadığı için onlarla belki de o çocuk sevgimi gideriyorum. Keşke herkes onlar kadar temiz ve sıcak olabilse ve bizler de o duygular içerisinde kalabilseydik belki bu kadar kötüye gitmezdi bu dünya...

O.K.:      Son günlerde ülkece birlik ve beraberliğimizin sınandığı zamanları yaşıyoruz. Cumhuriyetin temel ilkelerini benimseyen ve elbette Atatürk sevdalısı biri olarak bu süreçle ilgili neler söylersiniz?

A.Ç.:   Ben ülkesini çok seven bir insanım, hani yurt dışına gel burada yaşa dediklerinde, oraya gitme yerleşme taraftarı olan birisi değilim. Ülkemde savaş bile çıksa kalıp ülkem için savaşmayı tercih eden biriyim. Çok zor günlerden geçiyoruz, özellikle Allah askerimizin ve emniyet kuvvetlerimizin yanında olsun, sabır ve güç versin... Cumhuriyetimize bağlı, içinde Atatürk sevgisini eksik etmeyen, sınır boylarında görev yapan, bu bayramı da sevdiklerinden uzak geçiren en küçük rütbelisinden en büyüğüne tüm askerlerimize ve güvenlik güçlerimize saygılarımı, sevgilerimi sunuyorum, saygıyla eğiliyorum. Hayatını kaybeden bütün askerlerimize ve güvenlik güçlerimize Allah'tan rahmet, ailelerine de sabır diliyorum. Ne güzel bir mertebeye ulaştıklarını da ayrıca söylemek istiyorum. Şehit olmak herkese nasip olmuyor. Onlar bizim çok kıymetli...

            Ben de Kilis'te 18 ay askerliğini yapmış biriyim, çağırsalar yine giderim. Bazı kışlaların önünden geçerken gördüğüm ve teskeresini alan askerler için söylendiğini düşündüğüm, çok hoşuma giden bir yazı var. Diyor ki; ''Üzülme Vatan, Çağırırsan Yine Gelirim...'' Türk gençliğinin bu düşüncede olduğunu biliyorum.

            Hükümetimizin ve siyasi otoritenin de işi çok zor, eminim ki onlar da bu yaşanan olaylardan sonra çaba sarf ediyorlar. Şu anda ülkeyi yönetmek oldukça zor biliyorum ama kararlı duruşları beni heyecanlandırıyor. Umarım bu terör illetinden bizi kurtaracaklar. Çocuklarımız, evlatlarımız ve gençler çok daha güzel bir ülkede yaşayacaklar. Ne olursa olsun ülkemiz gerçekten çok güzel, insanımız çok güzel ve sıcakkanlı. Bir de şu terör illetinden kurtulursak değmeyin keyfimize...

O.K.:      Ahmet bey, sizinle tekrar bir araya gelmek çok keyifliydi, okurlarımız ve ekibimiz adına teşekkür ederim.

A.Ç.:   Ben de sizi tekrar görmekten çok mutlu oldum... Yeni oyumuz 6 Üstü Komedi oyununda teşekkür etmek istediğim bazı arkadaşlarım var; birincisi Aras Deniz Sipahi. Benim oyunlarımın müziklerini, yapan kişi. Kendisi benim için çok önemli, ona sonsuz teşekkür ediyorum. Oyunumuzda şarkılar ve danslar var, iki şarkıyı bizim için seslendiren Soner Arıca ve Ege'ye de çok teşekkür ediyorum. Tiyatro sahnesine emeği geçen büyük ve usta oyuncular için yazdığımız Aras Deniz Sipahi'nin bestelediği ''Ustam'' adlı bir şarkımız var, bu şarkıyı Soner Arıca ile beraber söyledik. Sevgili Soner Arıca bir telefonumla gelip şarkıyı bizimle beraber söyledi. Bir de birkaç sene evvel Antalya'da bir trafik kazasında belden aşağısının hareket kabiliyetini kaybeden Bora Acar Zöngür'ün hikayesinin anlatıldığı engelliler için hazırladığımız bir bölümde, onunla ilgili şarkıya sevgili Ege hayat verdi, bu vesile ile ikisine de çok teşekkür ediyorum.

                                                                                              Orhan Kurtoğlu, Ankara, Eylül 2016

 

ahmet çevik son hali ahmet çevik kimdir olacak o kadar ahmet çevik ahmet çevik şimdiki hali ahmet çevik oyuncu
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Tamamen Organik ve Sağlıklı Oyuncak: Amigurumi şimdi ÇOOOK Moda
Tamamen Organik ve Sağlıklı Oyuncak: Amigurumi şimdi ÇOOOK Moda
Eşler arası ideal yaş farkı ne olmalıdır
Eşler arası ideal yaş farkı ne olmalıdır